Kandil Geceleri Hakkındaki Rivayetler Siyasi Despotlar Tarafından Uydurulmuştur



Aslında bunlar ( uydurma rivayetlerle oluşturulmuş bir kaç özel gece ) siyasi despotlar tarafından uydurulmuştur. Biliyorsunuz tarihi dönemlerde kral, padişah gibi tek adam, tek kalibe yönetimleri var. Bu tür yönetimle daima korku taşırlar. İnsanlara 20. asırda futbolla uyuşturulduğu gibi şu aşılanmıştır:

"Kardeşim ne istiyorsun sen? Cennet mi? Al sana cennet. Recep ayında tut oruçlarını cennete kolay yoldan ulaş. Senin toplumsal mücadele neyine gerek? Zalimlere karşı direnç göstermen neyine gerek?"

Peki soruyorum yedi cennet kapısı açıldı, yedi cehennem kapısı kapatıldı. Peki İslam'ı daha yaşamaya ne gerek kaldı?

Sunucu: Ben bunu şuna benzetiyorum. Nasıl mescidin kullanımı asr-ı saadet döneminde bambaşkaydı ( çok daha fazla amaç için kullanılıyordu ), nasıl şimdi biz camilerimiz sadece vakit namazlarını kılmaya hapsettiysek Recep ayını da Regaib kandiline veya üç güç oruç tutmaya hapsettik. Ama burada size bir sorum var.

Bunun ( İslam'ı bazı gecelere hapsetmenin ) ne kötülüğü var?

Bunun kötülüğü şu; İnsanlar İslamın bütününden kopuyorlar, İslam'ın inanç hayatımızı, siyasi hayatımızı, ekonomik hayatımızı, ahlaki hayatımızı kuşatan onlarca emir ve yasaklarını dışlıyorlar ve kurtuluşu yılın 4-5 gecesine münhasır kılıyorlar/sınırlandırıyorlar.

Ben insanlara bir müjde olarak şunu söylüyorum; Bizim Beraat, Mirac, Regaib, Mevlid ( Kadir gecesi hariçtir, çünkü o gecenin özelliği Kur'an ile sabittir. ) olarak bildiğimiz gecelerle ilgili o gecenin değerlendirilmesine ilişkin Kur'an-ı Kerim'den veya peygamberimizden gelen sorumluluk yükleyici herhangi bir görevimiz yoktur.